9 Nisan 2013 Salı

Sadberk Hanım Müzesi Sarıyer

Sarıyer'de pırıl pırıl bir hava. Bugünkü havadan eser yok! Atilla'nın personal training dersinin olması dolayısı ile yanımda değil :( Evde güzel vakit geçirdikten sonra spor kıyafetlerimi giyip kulaklıklarımla ipodumu kaptığım gibi kendimi sahile attım. Sahil cıvıl cıvıl... Rotam gidebildiğim kadar ileri gidip geri dönmek. En sevdiğim müzikler ardı ardına çalarken tempolu yürüyüşe başladım. İyot kokusu miss...



Sadberk Hanım Müzesi'nden sabah akşam önünden geçiyorum. Hergün içten içe bir merak bende. Kapısının önünde güvenliği görünce caddenin karşısından elle işaret ederek "bugün açık mı?" diye seslendim... Geri dönüşte uğrayacağım diye el kol işaretleri yaparak yürüyüşüme devam ettim. Ama merak bu ya Çayırbaşı'ndan daha ileriye gitmeyerek geri dönüş yoluna koyuldum. 



Biri erkek diğeri kadın olan güvenlik görevlileri güzel bir karşılamayla içeri aldılar.
Müze girişi fiyatları ise öğrenci 2 tl, tam ise 7 tl. Müze kart sahiplerine de indirim olduğunu öğrendim.

7 Aralık'ta başlayan güncel sergisi "... el emeği göz nuru" müzenin koleksiyonundan Osmanlı işlemeleri. 26 Mayıs'a kadar da sergi devam edecek.

Trabzanlardan yukarı dönen merdivenlerinden ağır ağır çıkmaya başladım. Yüksek tavanlı bu yalı 19. yüzyıl sonlarında inşa edilmiş. 1950 yılında Koç ailesi tarafından satın alınarak müzeye dönüştürme kararı alınmış. Ancak 978 yılına kadar yazlık olarak da kullanılmış.
Vehbi Koç'un eşinin adını taşıdığı yalı O'nun kişisel koleksiyonunu sergilemek üzere açılarak Türkiye'nin ilk özel müzesi olarak sergileme düzeni bakımından çağdaş bir müze uygulamasına örnek değerlendirildiği için "Europa Nostra" ödülüne de layık görülmüş.






1. katta seramik ve cam eserlerin kronolojik olarak sergilendiği odalar bulunuyor. Dönemlere ait bronz, pirinç, bakırdan yapılmış eserler arasında sürahi,kase,tabak,şamdan,kandil gibi bir çok zengin çeşitlilik mevcut. Üzerlerindeki desenler renkler bir cümbüş... Tasarıma meraklıysanız eğer Selçuklu,Eyyubi, Timurlu dönemlerine ait bu eserlerin günümüz tasarımcılarına ne kadar ilham verdiğini hatta birebir kopyaladıklarını görebiliyorsunuz.



Osmanlı dönemi tombak ve tuğralı gümüşlerin sergilendiği odada ise çoğunlukla askeri teçhizat,mutfak eşyaları,hamam tasları görülüyor. İznik seramik kolaksiyonu ise büyük çapta yer almakta. Gül, lüle, sümbül motiflerinin yer aldığı tabak,kase ve vazolar seçkin örnekler...


2. katta yine ağır ağır yüksek tavanlı merdivenlerinden çıkıyorum. Osmanlı dokuma ve işlemelerin yer aldığı geleneksel kadın kıyafetlerinin belirli bir hikayede sergilendiğini gördüğümde gözlerim parıldıyor. Kına geceleri, düğünler gibi özel zamanda giyilen bindallıların üzerindeki sim ve değerli taş ya da boncuk işlemeli kıyafetlerin ağırlığı dokunulmasına kıyılmayacak şekilde özenle o zamanın genç kızlarının elinden çıkmış. O tarihlere doğru geriye gidip bir anda atmosfere girebiliyorsunuz. Tüm dileklerin ve hayallerin tek tek işlenerek oluşturulduğu bu kıyafetler kimbilir kimin nasır tutmuş ellerinden...





Aynı zamanda Osmanlı hat sanatından örneklerde vitrinlerde yer alıyor.



Bitirdiğime üzülüp merdivenlerden inerken öğreniyorum ki bir de arkeolojik eserlerin yer aldığı "Sevgi Gönül Binası" bulunuyor. MÖ 6000'den Bizans dönemi sonuna kadar yaşayan uygarlıkların kültürlerini yansıtılan eserler, pişmiş toprak, çeşitli kaplar,figürler, süs eşyaları, altın, sikkeler gibi eserlerden oluşuyor.





Müze'ye hayran olmamak elde değil. Yabancı turistlerin akın akın geldiğini görünce çok mutlu oluyorum. Ancak yaşadığımız şehirde belki benim kadar yakınsanız gitmemenin üzüntüsünü de yaşıyorum. En kısa sürede planınıza alıp Sadberk Hanım Müzesi'ni ziyaret etmelisiniz. Öyleki çıktığınızda farklı vizyona ve bir okadar desene hatta renklere sahip olacaksınız. Tarihteki güzellikleri görmeniz de cabası...

Aklımda tasarımlarımda da kullanabileceğim bir çok tesen renk ile çıktığım müzeden Mutlu bir Yüz :)

Müze Çarşamba ve 1 ocak dini bayramların birinci günü hariç diğer günler açık. (tıklayıp görebilirsiniz)



Bu müzenin kurulmasına neden olan Sadberk Hanım'a ve bu isteğini yerine getiren Vehbi Koç'a teşekkürlerimizi bir borç biliriz...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder